Işık

Ya hiç bilmedin gülmeyi, ya da sevinçlerin boğuldu öfkelerinde

Ya hiç bilmedin sevmeyi, ya da sevgin kilitli kalmıştı yüreğinde

Etrafına ördüğün ağı, kendin de yırtamıyordun artık

Kalabalık içinde yalnızdın…

İstediğin de bu değil miydi?

Etten kemikten bu varlıklar sana hiç bir şey ifade etmezken

Birden ağın yırtıldığını görüp irkilmedin mi, korkmadın mı?

Sana uzanan ele baktığında o el senin değil miydi?

Öyle kalakalmadın mı, bu ben miyim, ruhum mu, bir parçam mı?

Kimdi o? Sana bu kadar yakın, asırlardır tanıdığınmış gibi gelen?

Ruh ne unutur ne de kaybolur, o ışık seni buldu, artık kaçamazsın…

Please follow and like us:
RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
LinkedIn
Share
Instagram

One thought on “Işık

  1. Sığ bir derinlik sarar
    acınası bir huzur
    ve rahatsız bir keyif içimde
    Sağımda yalnızlığım
    ve umarsız bir umut solumda
    Düşmanımdır
    ve göğsüme yaslanmış
    çırpınır durur

    Artık daha zor yalnızlığım
    Gelmeseydin
    görmeseydim yüzünü
    alışırdım belki
    kim bilir
    alışırdım yokluğuma
    Şimdi ta uzaklardan
    kanat sesleri duyulur umudumun
    Aldırmaz umarsızlığa
    Delidir
    çırpınır durur

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.